Diyabetik Nöropati Nedir? Bacak ve Ayaklarda Belirtileri Nelerdir?

Gen Sağlık

Gen Sağlık

Nöropati sinirlerin bozulması, hastalanması anlamına gelir. Birçok hastalık sinirlerde bozulmalara yol açabilir. Ancak bunların en sık rastlananı diyabettir. Diyabette yüksek kan şekeri birçok organda olduğu gibi sinirler üzerine de zararlı etkiler gösterir. Böylece diyabet sinirleri hastalandırır, bozar ve doğru çalışmalarını engeller. Yüksek kan şekerinin sinirleri bozması hem birbirinden farklı hem de birbiri ile bağlantılı birçok farklı yolla olur. Sinir hücrelerinin metabolizması, hücreler içinde önemli işlevleri olan proteinler bozulur. Bir yandan da sinirleri besleyen damarlar hasar görür. Sinirlerin hastalanması basit, tek bir yolla olmadığı için de tedavisinde kullanılan ilaçlar da kesin bir çözüm sağlamaz.

Diyabetik nöropati sıklığı oldukça karışık bir konudur. Her şeyden önce tüm dünyada diyabetlilerin neredeyse yarısı tanı konulmamış diyabetlidir. Yani bunlar diyabetli olduklarını bilmemektedir. Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun 2017 yılı raporlarına göre ülkemiz Avrupa’da en yüksek diyabet oranına sahip ülkedir. 2017 yılı itibariyle 6,5 milyondan fazla diyabetli hastamızın 2,5 milyonu diyabetli olduğunu bilmemektedir [1]. Ülkemiz nüfusu giderek yaşlanmakta bu durum da diyabet sıklığını ve diyabetik hasta sayısını hızla arttırmaktadır. 12 yıl ara ile yapılan TURDEP isimli tarama çalışmasına göre yetişkin nüfusta diyabet sıklığı neredeyse iki kat, %90 civarında artmıştır [2].

Diyabet hastalığı tanısı alanlarda yapılan çalışmalarda diyabetik nöropati sıklığı da %10-90 gibi çok büyük değişkenlikler göstermektedir. Sıklık, değerlendirmeye alınan hastaların ne kadar süredir diyabetli olduğuna ve ayrıca nöropatiyi değerlendirme usulüne göre değişmektedir. Yalnızca hastalar üzerinde yapılan anket ve muayeneye dayanan çalışmalarda nöropati sıklığı düşük çıkmakta, eğer değerlendirme yöntemlerine sinir ileti hızını ölçen, titreşim algılamayı ölçen, EMG vs gibi cihazlar dahil edilirse daha yüksek çıkmaktadır. Yine ülkemizde diyabetli hastalarda nöropati sıklığını araştıran bir çalışmada nöropati sıklığı yalnızca klinik muayene ile %40,6, eğer değerlendirmeye sinir ileti çalışmaları da eklenirse %62,2 oranında saptanmıştır [3].

Sinirler görevlerine göre üç değişik grupta sınıflandırılabilirler. Kasları istemli olarak çalıştıran sinirlere “motor” sinirler, dış dünyadan gelen algıları, uyarıları beynimize taşıyan sinirlere “duyu” sinirleri, vücutta istemsiz olarak işleyen çeşitli fonksiyonlara ait sinirlere ise “otonom” sinirler adı verilir. Diyabet bu sinirlerin hepsini bozar ve bozduğu sinirin özelliğine göre de çeşitli bozukluklar, aksaklıklar ortaya çıkar.

Motor nöropati

Bu grup sinirler sayesinde kaslar istemli olarak kasılır. Yürümek, ayakta durmak, denge sağlamak, hareket etmek bu sinirlerin kasları uyarması sayesinde olur. Bu işlevler istemlidir. Yani kişi bu sinirlere emir verdiğinde bu sinirlerin idare ettiği kaslar kasılır ve böylece hareket mümkün olur. Motor sinirlerde bozulma oldukça hastanın kaslarını uyarması azalır. Çalışmayan kaslar güçsüzleşir. Kaslar güçsüz oldukça hastanın yürümesi, dengesi bozulur. Bir kası uyaran sinir bozulup kas güçsüzleştikçe karşı taraf siniri galip gelmeye başlar ve eklemi o tarafa doğru çeker. Böylece parmaklarda, ayakta çekiç parmak, pençe parmak, düşük ayak, düztabanlık, çarpık ayak gibi isimler verilen şekil bozuklukları gelişir. Bu şekil bozuklukları yalnızca yürümeyi bozmaz, aynı zamanda ayağın normal olarak yük taşıyan bölgelerini de değiştirir. Böylece normalde yük almaması gereken kemik çıkıntılara denk gelen bölgelerde yara açılması kolaylaşır. Bazı kafa sinirleri tutulduğunda yüz felci, göz kapağı düşmesi, göz hareketlerinde bozulma, çift görme gibi durumlarla karşılaşılabilir.

Duysal nöropati

Duyu denildiğinde genellikle görmek, işitmek, koklamak, tat almak gibi duyular anlaşılır. Oysa deride, kaslarda, kaş kirişlerinde, eklem bağlarında yer alan duyu sinirleri sayesinde başka birçok duyu alınır ve beyne iletilir. Bu sayede dokunma, ağrı, sıcak-soğuk, gerilme, titreşim gibi duyular da algılanır. Yani gözler kapalı dahi olsa dokunulan bir cismin soğuk mu sıcak mı olduğu, sert mi yumuşak mı olduğu, sivri mi künt mü olduğu fark edilebilir, can yakan bir uyarı ağrı olarak algılanır. Kişi ayakta mı oturuyor mu, ayağı ileride mi geride mi, kolunu uzatıyor mu kıvırıyor mu olduğunu gözleri kapalı bile olsa söyleyebilir. Vücudu zararlı sonuçlardan korumak kadar hem denge hem de hareket etmek için bu duyular son derece önemlidir. Birçok hastalıkta en fazla yakınılan ağrı duyusunun aslında ne kadar önemli olduğu, ağrı duyusunu kaybetmiş diyabetik hastaya bakarak anlaşılabilir.

Diyabette duyu sinirlerinin bozulması sonucunda vücut korumasız kalır. Normal bir insan ayakkabısının içine bir kum tanesi bile girse, bir iki adım attıktan sonra durup bunu çıkartma ihtiyacı hisseder. Oysa ağrı duyusunu kaybetmiş bir diyabetik hasta ayakkabısının içindeki bir taş üzerinde saatlerce yürüyebilir. Evinde çıplak ayakla yürüyen diyabetik hastaların ayaklarına batmış, iğne, raptiye hatta çivi ile karşılaşılabilir ve hasta bunu günlerce fark etmeyebilir. Ayağını sıcak kumlarda yürüyerek, kalorifere dayayarak, sıcak suya sokarak yakan, ancak bunu hissetmeyen çok sayıda hasta ile karşılaşılır.

Hastalarda duyu kusuru sadece algılamamak şeklinde değil, bazen de hatalı algılamak şeklindedir. Yani bir sebep olmaksızın ağrı hissedilebilir, soğuk olmamasına rağmen ayaklarda üşümeden yakınılabilir. Hasta yanma, batma, karıncalanma, elektrik çarpması gibi bir sebebi olamayan şeyler hissedebilir. Bu durum hem çok can sıkıcıdır, hem de örneğin ayağını ısıtmaya çalışan hasta yanıkla karşı karşıya kalabilir.

Diyabette duyu sinirleri genellikle çift taraflı tutulur. Böylece his kusuru ellerde eldiven, ayaklarda çorap gibi tarif edilebilir. Ancak bu şart değildir, bazı sinirler tutulurken diğerleri daha az etkilenebilir. Bu nedenle duyu kusuru yama tarzı gelişebilir. Duyusal nöropati, diyabetik hastaların ayaklarında açılan yaraların başlıca sebebidir.

Otonom nöropati

Kalbin atması, nefes alıp verme, bağırsakların çalışması gibi iç organların işleyişi veya sıcakta terleme, soğukta kılların dikleşmesi gibi işler kendiliğinden otomatik olarak yürür. Bunların düzenlenmesinden otonom sinirler sorumludur. Diyabette bu sinir sisteminin etkilenmesi çok çeşitli bozukluklara yol açar. Kalp ritminin bozulması, idrar birikmesi, ishal kabızlık gibi sindirim sistemine ait yakınmalar, tansiyon düşüklüğü, cinsel işlev bozuklukları gibi genel yakınmalar yanında terlemede azalma, cildin kuruması, çatlaması, pul pul dökülmesi, yağlanmasının bozulması da ciddi sonuçlara yol açar. Ayakta nasırlar yara açılmasıyla sonlanır. Çatlaklar mikropların girmesi için ideal bir kapı oluşturur.

Tanı

Diyabetik nöropati tanısı genellikle hastanın hikayesi ve ayrıntılı bir sinir muayenesi ile konulur. Burada muayeneyi yapan hekim, monofilaman testi denen tek kıllı bir fırçaya benzeyen aletle his durumunu değerlendirebilir. Diyapozon adı verilen aletle titreşim algılamayı saptayabilir. Yine bu amaçla nabız ölçümü, tansiyon ölçümü, kas gücü muayenesi karar vermeye yardımcı olur. Bazı durumlarda EMG testleri, sinir ve deri biyopsisi gibi yöntemlere de ihtiyaç duyulabilir.

Tedavi ve korunma

Diyabetik nöropatinin kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Bununla birlikte nöropatiye yol açan durumlara yönelik ve nöropatinin yol açtığı ağrının ortadan kaldırılmasına yönelik çok çeşitli ilaç tedavileri bulunmaktadır. Hastanın bu tedavilerden hangisine uygun olduğuna hekimi karar verir. Diyabetik nöropati gelişiminin temel nedeni kan şekeri yüksekliği olduğuna göre hastalar bundan korunmak için mutlaka kan şekerlerini kontrol altında tutmalıdır. Hastalığın seyri doğrudan kan şekeri düzeyine ve diyabet hastalığının süresine olduğu kadar, kişiye ve başka durumlara da bağlıdır. Bu nedenle hastalar yalnızca kan şekeri düzeylerine değil, kan yağlarına, sigara ve alkol kullanmamaya da dikkat etmelidir.

 

[1] IDF Diabetes Atlas 8th ed. http://www.diabetesatlas.org/resources/2017-atlas.html  

[2] İlhan Satman ve ark. Twelve-year trends in the prevalence and risk factors of diabetes and prediabetes in Turkish adults. Eur J Epidemiol. 2013;28(2):169-80.

[3] Tomris Erbaş ve ark. Prevalence of peripheral neuropathy and painful peripheral neuropathy in Turkish diabetic patients. J Clin Neurophysiol. 2011;28(1):51-5.

  

Copyright © 2017. Bu Sayfa GEN İLAÇ Desteği İle Hazırlanmıştır. Tüm Hakları Saklıdır.